Siroz nedir?

Karaciğerin irileşmesi, ya da küçülmesi şeklinde görülen tehlikeli bir hastalıktır.

En çok 45-46 yaşlar arasında görülür. Genellikle erkeklerde kadınlardan 2-3 kat fazla rastlanır. Hastalığın sebepleri çeşitlidir. Alkol, başlıca sebeplerdendir. Siroz, kesin olarak öldürücü bir hastalık değildir. Erken teşhis ve uygun bir tedavi sirozu kısa zamanda iyi edebilir.

Viral hepatitler (posthepatitik siroz), kronik alkolizm (alkolik siroz), kolestaz (safra tıkanıklığı) ve kolonjit (safra yolu iltihabı) (biliyer siroz), hemokromatozis (pigmenter siroz), hepatolentiküler degenerasyon (wilson sirozu), galaktozemi, pankreasın kistik fibrozisi, kötü beslenme (nütrisyonel siroz), enfeksiyonlar ve bazı paraziter hastalıklar (malarik siroz, sifilitik siroz, paraziter siroz). Siroz vak’alarının % 40-50 kadarında ise altta yatan sebep bulunmaz ki bunlara da kritojsenik siroz ismi verilir. Müzmin karaciğer sirozuna protal siroz ismi de verilmektedir.

Siroz bütün ırklarda ve milletlerde rastlanan yaygın bir hastalıktır. Gerek siroz, gerek bu hastalıktan ölüm oranı alkol alışkanlığına paralel olarak artmaktadır. Siroz, genellikle alkoliklerin bir hastalığıdır. Siroz erkeklerde daha sık görülür, bunda erkeklerin daha çok alkol alma alışkanlığının rolü de vardır. Siroza en çok 40-60 yaşlar arasında rastlanır. Sirozdan ölenlere yapılan otopside karaciğer genellikle normalden küçük bulunmuştur. Üzeri nodüler (yumrulu), kıvamı serttir.

Tam olarak teşekkül etmiş olmasına rağmen bazen siroz, uzun seneler belirtisiz kalıp, bir kontrol sırasında, bir ameliyatta veya otopside tesadüfen teşhis edilebilir. Bunlara gizli siroz denilebilir. Sirozda çok çeşitli ve değişik belirtilere ve klinik bulgulara rastlanırsa da bunların çoğunluğu, ya karaciğer yetmezliği veya portal hipertansiyon neticesidir. Sirozun kompanse (dengelenmiş) devresinde başlangıç şikayeti; çabuk yorulma, halsizlik, iştahsızlık bulantı-kusma, ishal-kabız, yemeklerden sonra ağırlık basması, şişkinlik olabilir.

Alkolik bir şahısta sindirim sistemine ait şikayetlerin ve bilhassa sabah kusmalarının başlaması veya bu belirtilerle birlikte evvelce çok fazla içen şahsın birdenbire içkiye ara vermesi halinde sirozdan şüphe edilmelidir. Hastalık, yemek borusu varisinin yırtılmasına bağlı kan kusma ile de başlayabilir. Önceden hiçbir şikayeti yokken, 40 yaş üstündeki bir şahısta hemoroid teşekkülü de sirozun ilk belirtilerinden biri olabilir. Burun ve diş eti kanamaları, adet bozuklukları, barsak kanamaları, zayıflama ve karın ağrıları görülebilir.

Karaciğerin % 80 veya daha fazla kısmı harap olmadan karaciğer yetmezliği meydana gelmez. Siroz, müzmin bir hastalık olduğundan, karaciğer yetmezliğine ait belirtilerin ortaya çıkışı çok yavaştır. İlerlememiş devrede; kalp genellikle küçük, tansiyon vak’aların çoğunda düşüktür. Sirozlu erkeklerde testis (haya) küçülmesi, iktidarsızlık, memelerin büyümesi söz konusudur. dalak ve karaciğer büyüklüğü, bacaklarda ödem, hafif bir sarılık, hemoroid görülür.

Sirozun dekompanse (ilerlemiş) döneminde hasta ileri derecede zayıflamıştır. Karında sıvı toplanmasına bağlı karın şişkinliği söz konusudur. Yanaklar ve burun genişlemiş toplardamarlardan dolayı pembe veya kırmızıdır. Saçlar ince, gövde ve uzuvlardaki kıllar çok azalmış, göğüs kılları tamamen kaybolmuştur. Yüzde ve gövdede, önce örümceksi ben adı verilen kırmızımtrak damar genişlemeleri vardır. Avuç içleri kırmızımsıdır.

Deri kasıntısı da mevcuttur. Mide-barsak bozuklukları görülür. Hastanın nefesi pis kokar. Dekompanse dönemde portal hipertansiyonun bulguları iyice kendini gösterir. Sirozun komplikasyonları (kötü neticeleri) arasında; tüberküloz, fıtıklar, portal toplardamar tıkanması, kanserleşme, barsak tıkanıklığı, kanamalar ve karaciğer koması sayılabilir. Gizli ve kompanse safhada en değerli teşhis metodları; karaciğer biyopsisi, laparaskopi (karın boşluğunun açılarak incelenmesi) ve splenopartografi (portalzenin) filminin çekilmesidir.

Hastalığın gidişatı; kompanse safhada nispeten iyi, karında sıvı toplanmasından sonra ise kötüdür. Erken devrede teşhis edilen vak’alarda tedaviyle dekompansasyon safhasını geciktirmek ve hatta önlemek mümkün olmaktadır. En iyi neticeler alkolik sirozda alınır. Sirozda en sık rastlanan ölüm sebebi, enfeksiyonlardır. Vak’aların % 10-20’si mide-barsak kanamalarından bir kısmı da ilerleyici karaciğer yetmezliği ve bunun neticesi olan karaciğer kanamasındandır.

Hastalığın nedenleri nelerdir?

Siroz, özellikle batı ülkelerinde ölümcül hastalıklar arasında ilk 10’da yer almaktadır. Nedeni büyük ölçüde alkol tüketimi olarak belirlenmiştir. Alkol nedeniyle oluşan sirozun tedavisi mümkün değildir. Alkol’den tamamen vazgeçmek ve vedalaşmak şarttır. Günde 60 gr. dan fazla uzun süre alkol alan bir erkek karaciğer sirozu tehlikesi altındadır. Kadında ise bu miktarın 20 gr olması yeterlidir, bunun sebebi ise erkeklere nazaran bünyelerinin daha dirençsiz ve zayıf oluşudur.

Bu hastalığın bir diğer nedeni ise hepatit virüslerinin yol açtığı hepatit B, C ve D hastalıklarıdır. Bu mikroorganizmalar karaciğerde iltihaplanmalara neden olur. Hepatit B kronikleşen bir hastalıktır ve karaciğerde yarattığı iltihaplanma kalıcıdır. Geri kalmış ülkelerde siroz’a yakalanma ve ölüm oranları çok daha yüksektir. Karaciğerde demirin aşırı yüklenmesi ve birikmesi, safra kesesi hastalıkları, kronikleşmiş kalp yetmezliği de sirozun diğer nedenleri arasında yer alır.

Hastalığın belirtileri nelerdir?

Hastalık kendi belli etmeye başladığında yorgunluk, çabuk yorulma, iştahsızlık, sarılık, kaşıntı, bulantı, aşırı gaz birikimi, özellikle bacaklarda ve karında şişlik, kabızlık, erkeklerin göğsünün büyümesi görülür. Bunlar sadece sirozda ortaya çıkan belirtiler ve bulgular değildir. Farklı hastalıklarda da bu belirtileri görebilirsiniz bu yüzden direkt olarak Siroz demek mümkün değildir.

Hastalığın daha ileri dönemlerinde belirtiler daha şiddetli ve teşhis edilebilecek düzeydedir. Gözle görülür bir kilo kaybı meydana gelir. Yemek konusunda seçici davranır ve genellikle yemek istemez. Bacaklar aşırı derecede zayıflar. Dokular su tutulamaz hale gelir. Yemek borusundaki damarlar patlayabilir ve buna bağlı olarak iç kanama meydana gelir.

Karaciğer zehirli maddeleri süzmeye çalışır fakat siroz sonucu bu görevi tam anlamıyla gerçekleştiremez ve bu zehirli maddeler hücreleri tahrip etmeye ve yok etmeye başlar. Beyin hücrelerinin hasarı sonucu hasta motive olmakta güçlük çeker ve algılamakta da sorunlar yaşar. Cinsel istek azalır ve buna bağlı olarak hasatlık ilerledikçe iktidarsızlık gelişir. Aç karnına kusmalar başlar, geceleri tuvalete kalkma ve idrar fazlalığı görülür. Hastanın görünümü iyi haline nazaran farklılık gösterir ve bariz bir şekilde kendini belli eder. Yanaklar kızarır ve hormonal denge yitirilir.

Tedavi yöntemleri

Karaciğer sirozunun erken devrelerinde tedavinin esası istirahat, besleyici bir diyet, karaciğerin zararlı tesirlerden korunması ve iyi bir bakımdan ibarettir. Enfeksiyonlar, ödem ve karında sıvı toplanması, karaciğer koması veya yemek borusu varislerinin yırtılmasına bağlı kanama gibi durumlarda hastanelerde ayrıca özel tedavi, tedbir ve çarelerine müracaat edilir.

Başta alkol olmak üzere karaciğeri harab ettiği bilinen bütün ilaç ve maddelerden kaçınmalıdır. İslam dini bütün alkollü içkileri yasaklamak suretiyle bu mühim hastalık için de sağlıklı olmanın yolunu göstermiş olmaktadır. Diğer siroz türlerinin de tedavi şekilleri aşağı yukarı aynıdır. Son yıllarda karaciğer tramsplantasyonuyla, hastalığa kesin çözüm bulma yolu denenmekte ve başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Sözlükte "siroz" ne demek?

1. Karaciğerin irileşmesi ya da körelmesi ile beliren bir hastalık.

Siroz kelimesinin ingilizcesi

n. cirrhosis
Köken: Fransızca

Son eklenenler

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç